ÇELİK-İŞ SENDİKASI KARABÜK ŞUBESİ BAŞKANI

YAŞAR ÇINAR’IN BASIN AÇIKLAMASI 
 

                                                                       7 Kasım 2006

 

Azmin, İnancın, Birlikteliğin, insanların inandıkları dava için bir araya geldiğinde neler yapabileceğinin en güzel örneği, bir şehrin ben yaşamak istiyorum diye feryat ettiği, tek yürek, tek vücut olduğu gün. 

 

8 Kasım 1994 Karabük Demir Çelik Fabrikasının ve Karabük Şehrinin var olmak veya yok olmak mücadelesinin en önemli günü.

 

Çünkü; 5 Nisan Ekonomik tedbirler çerçevesinde birileri istediği için kapatılmasına karar verilen Karbük Demir Çelik İşletmelerinin kapılarına kilit vurulması demek Karabük için ölüm demekti, gerçekleri çok iyi bilen Karabük insanı Ülkesinin ve Yöresinin menfaatleri gereğince  bu karara karşı mücadele başlatmıştı Ancak;  aylarca süren eylemlere rağmen Ankara  Karabük’ün Karabük’lünün haklı feryadını duymamakta ısrar ediyordu. 8 Kasım; Karabük’lünün aylarca vermiş olduğu mücadelesinin neticesini alınması için son ve en önemli hamlesi oldu. Duymayan kulakların duyması, görmeyen gözlerin görmesi için atılan en önemli adım dı, İş Kapımızın, aş kapımızın, esnafıyla, memuruyla, emeklisiyle, köylüsüyle, Karabük’ümüzün can damarı olan Fabrikamızın Kapatılmasına dur dediği gün dü. O gün hayatı durduran bu mücadele sayesinde bugün Karabük hala hayatta ve dimdik ayaktadır.

 

O gün;

·        Tepkilerimiz sesimiz

·        Tepkilerimiz feryadımız

·        Tepkilerimiz sağır olan kulakları, kör olan gözleri açmak için aracımızdı

 

Mücadelemiz ve tepkilerimiz ses getirmiş Siyasi iktidar kapatma kararından vazgeçmiş ve Kurulan KARDEMİR  A.Ş.’ne Demir Çelik Fabrikasının satışı gerçekleştirilmiştir, Kurulan Şirketin sahibi Yöre insanı ve çalışanlar olmuştur. Artık üretim devam edecek bacalar sonsuza dek tütecekti. Bunun en önemli teminatı da Yöremiz insanı, Çelik İşçisi ve onun  Sendikası olan Çelik-İş Sendikası’dır.

 

Artık Kardemir için yeni bir süreç başlamıştı, Kendisine Dünya şirketi olmayı hedef seçen Kardemir bunu başarmak zorundaydı, bu amaçla çalışmalarına  hiç ara vermeden  hızlı bir şekilde başladı, revartmanlar ve yatırımlar devam ediyordu, yine bu süreçte Çelik işçisi fabrikası için tüm özverilerde bulunmuş. Sıfır zammı kabul etmiş, her türlü tasarruf ve önlemleri sendikası ile birlikte almıştır.

  

1998 yılında Demir Çelik Sektöründe yaşanan Global kriz Kardemir’i yatırım aşamasında yakalamıştır, krizin etkileri ve buna paralel olarak yaşanan yönetim hataları sonucunda Kardemir zarar eder konuma gelmiştir. Bu bağlamda Hammadde temininde zorluklar yaşanıyor, maliyetin çok altında satışlar yapılıyor,  Çalışanlar maaşlarını ve diğer hak edişlerini alamıyordu, şehirde karamsar ve umutsuz bir hava vardı, “Kardemir siz bir Karabük’te ne yapabilir” tartışılıyordu, bu dönemde bizler inancımızı hiç yitirmemiştik ve çareler arıyorduk, kim yanlış ve hata yaptıysa bedelini ödemeli ve bu şirketten uzaklaşmalıydı.

 

Çünkü;  bu işletme sonsuz’a dek  yaşamak zorundaydı Rahmetli Metin ağabeyimize ve yöre insanına verilmiş sözümüz vardı.Öyleyse bedeli ne olursa olsun Kardemir ayakta kalmalıydı;

 

Bize, sanayiciye ve yöreye iş, ekmek vermeye devam etmeliydi. Bunun en önemli koşullarından biri Kardemir’i tekrardan verimli ve karlı bir şekilde çalışacak duruma getirmek gerekiyordu.

 

Bu bilinçte ve kararlılıkta olan Sendikamız; Sevgili Genel Başkanımız Hikmet Feridun TANKUT’un büyük mücadelesi ve önderliğinde ilk önce çözümü kendi içersinde aramış ve bir  Genel Başkanlık değişimi yaşamıştır;  bu değişime bağlı olarak Kardemir A.Ş. Yönetiminde de değişimler yaşanmıştır, bu sürecin sonunda bir dizi radikal kararlar alınarak hayata geçirilmiştir, alınan bu kararların uygulanması bir sendika ve sendikacı için hiçte kolay olmayan kararlardı, ama Kardemirimizin yaşatılması için başka bir seçeneğimiz de kalmamıştı.

 

Üstlenmiş olduğumuz misyon; üyelerimizin yarın endişesi yaşamadan, sürekli istihdamın, sürekli üretimin, ve de yöresel istihdama katkı sağlayacak oluşumları üretmektir, bu uğurda bizlere destek veren bizlerle birlik olan her kese minnettar olacağız, yine  bu hedefe ulaşmamızı engellemek isteyenlere hiçbir zaman fırsat vermeyeceğimizi ve bu uğurda her türlü kavgayı vereceğimizin bilinmesinde de fayda vardır.

 

Kardemir bugün üretiyor ve ayakta kalıyor ise, yatırımlar yapıyor ise,  bu Çelik İşçisinin gösterdiği sabrın, üretimden gelen gücünün  başarısıdır, bunu kişiselleştirmek isteyenlere geçmişte olduğu gibi gelecekte de asla müsaade etmeyeceğiz, herkes; Çelik İşsinin, azmine, çabasına ve davasına olan inancına saygı göstermek zorundadır. Çünkü; bir daha 8 Kasım’ları, bir daha acı tecrübeleri yaşamak istemiyoruz.

 

Kardemir çalışanları, yöre insanı ve Sendikamız Kardemir için hayatını ortaya koyan bu uğurda hiçbir mücadeleden kaçmayan gerçek kahramanları, emeği geçen tüm siyasileri, Demokratik kuruluşları ve kişileri hiçbir zaman unutmayacaktır.

 

Ve sevgili Metin ağabeyimiz Ruhun Şad olsun bilinsinki emanetin emin ellerde sonsuza dek yaşayacaktır.


 

                                                                    Yaşar ÇINAR

                                                                Çelik-İş Sendikası

                                                                   Şube Başkanı

 

Başa Dön