|
3 ARALIK DÜNYA ÖZÜRLÜLER GÜNÜ
BASIN AÇIKLAMASI
Topluluklarda yaşayan
insanların tamamının sağlıklı olması insanın doğası gereği mümkün değildir,
mutlaka çeşitli özürleri olan engelliler bulunacaktır, bu insanlarımızı topluma
kazandırmak, katılımcı ve üreten insanlar haline getirmek biz diğer bireylerin
en önemli görevleri arasında yer almaktadır, bunu da yönlendirmek kamunun ve
çeşitli alanlarda örgütlenmiş demokratik kuruluşların düzenlemeleri ve
çalışmaları ile mümkün olacağı inancındayız.
Karabük’ümüz bu konuda bugüne
kadar ilk sayılabilecek adımları atmış bir şehirdir, bu şehrin ayrılmaz bir
parçası olan en büyük örgütlü gücü Çelik-İş sendikası ülkemizin her sorununa
olduğu gibi bu sorununa da kayıtsız kalmamış çok yönlü çalışmalar içersine
girmiştir bu çalışmaları kimi zaman bizzat kendisi düzenlemiş, kimi zamanda
yapılan çalışmalara her türlü desteği vermek suretiyle bu insanlarımızın
sorunlarına çareler aramıştır.
Sendikamız bu konudaki samimi
ve sıcak yaklaşımını 1979 yılında yapmış olduğu toplu iş sözleşmesinde mülkiyeti
işverene ait olan yenişehir ilkokulu’nun bahçesine zeka engelli kardeşlerimizin
eğitim ve öğretim alabilmesi için bir okul yaptırılması hükmünü getirerek somut
bir adımı atmıştır.
Toplumları oluşturan
bireylerin hak ve özgürlüklerden eşit olarak yararlanabilmesinin, ülkelerin
gelişmişlik düzeyinin belirlenmesinde önemli göstergelerden biridir, günümüzde
gelişmiş olarak nitelendirilen ülkelerin, eğitim, sağlık, iş, ulaşım ve sosyal
haklar yönünden engelli-engelsiz tüm yurttaşlarına çağdaş bir yaşam imkanı
sağlayabilen ülkelerdir.
Bir toplum, eğer çocuğunu,
ihtiyarını ve özürlüsünü kucaklamıyorsa, o toplum uygar toplum değildir.
Toplumun uygar lığının seviyesi, o toplumun dayanışma gücü ile ölçülür. Türk
milleti geçmişinden gelen ahlaki yapısı gereğince kendi içersinde hem
ihtiyarını, hem çocuğunu, hem özürlüsünü her dönemde kucaklamıştır ancak;
Türkiye’nin sosyal devlet ilkesinin gereği olarak, engelli yurttaşlarının
sorunlarına çözüm üretmek, onlara günlük yaşamda çeşitli fırsatlar sunmak
zorunda dır.
Bugün ülkemizde 10 milyona
yakın sakat insanımız yaşamaktadır, bir kısmı zihinsel bir kısmı da bedensel
özürlülerdir, bilinen bu rakkamın harici ailelerce toplumdan saklanan kayıtlara
geçmemiş engellimiz bulunmaktadır.
Bugün önemli bir bölümü
üretime katılamayan, sosyal-kültürel sorunları bulunan engellilerimizin üretken
ve bağımsız bireyler olarak yaşamlarını sürdürmelerini sağlamalıyız.
Bu amacın gerçekleştirilmesinde, eğitim hizmetleri büyük önem kazanmaktadır. Engelliyi topluma kazandırmak üreten, çalışan insanlar haline getirmek için onları eğitmemiz gerekmektedir
Engellilerin toplumsal yaşama
katılması için gösterilen çabalarda, yalnızca engelli yurttaşlara değil, uzman
eğitici kadroya ve ailelere de büyük görev düşmektedir. ''Engelli yurttaşlarımız
çalışma fırsatı verilerek” yaşamlarını başkalarına bağımlı olmadan sürdürmeleri
de sağlanmalıdır. Bunun için yasal düzenlemelerin etkin bir şekilde hayata
geçirilmesi gerekmektedir.
Engelli olduğu için hiç kimse
toplumdan dışlanmamalı, aksine, engelinden dolayı hiçbir olanaktan yoksun
kalmamasına özen gösterilmeli, onlara sevgiyle kucak açılmalıdır. Bu yönde
atılacak her adım, engellilerimizin yaşamdan tat almalarını ve yaşama daha sıkı
bağlanmalarını sağlayacaktır.
Dünya özürlüler günün’de, tüm
halkımızın ve kuruluşların bu konuda daha duyarlı olmalarını ve bu anlamda her
zaman diliminde yürütülen çalışmalara destek vermek zorundadırlar.
Çelik-iş sendikası olarak;
özürlü kardeşlerimizin ekonomik, eğitim ve sosyal yaşamda etkin bir yer alması
konusunda yapılan çalışmalar da yer almaya devam edeceğiz. Bu anlamda ön görülen
görüşlerin özürlülerin sorunlarının çözümüne ışık tutması en büyük dileğimizdir.
|