Şube Başkanımız Sayın Salih Banker'in

17 Haziran 2006 tarihinde Yapılan

5. Olağan Genel Kurul

Açılış Konuşması

 

SAYIN DİVAN 

SEVGİLİ GENEL BAŞKANIM

ŞUBELERİMİZİN DEĞERLİ BAŞKAN

VE YÖNETİCİLERİ

BASININ DEĞERLİ TEMSİLCİLERİ

DEĞERLİ KONUKLAR

SEVGİLİ DELEGE ARKADAŞLARIM

 

Konuşmama başlamadan önce hepinizi şahsım ve  Yönetim Kurulumuz adına saygı ve sevgiyle selamlarım.

 

Değerli Delegeler

13 Temmuz 2002 tarihinde yapılan 4.Olağan Genel Kurulumuzdan bugüne kadar geçen süre içinde ülkemizde önemli gelişmeler olmuştur.

 Çalışma Raporumuzda çalışanlar ve sendikalar açısından önemli sorunları beraberinde getiren ekonomik, sosyal ve siyasal koşullar ayrıntılı bir biçimde dile getirilmiştir.

Ülkemizde 12 Eylül 1980 sonrasında değiştirilen mevzuatla kısıtlanmış sendikal hak ve özgürlükler önündeki engeller varlığını sürdürmektedir.

İnsan haklarına saygılı, demokratik ve laik sosyal hukuk devletinin gereği olarak, eğitim ve sağlık alanlarına ayrılması gereken kamu kaynakları gün geçtikçe azalmaktadır.    

Yatırımların kısılması, göç, tarım ve hayvancılığın çökmesi ve özelleştirme nedeniyle işsizlik her geçen gün daha da artmaktadır.

Yerli ve yabancı kaçak işçilik ve taşeronlaşma, SSK’nın sigorta primi ve devletin de vergi kaybına neden olmaya devem etmektedir.

Sendikal hak ve özgürlüklerini kullanan işçilerin ve sendikaların üzerinde baskılar sürmektedir.

Ülkemizin sorunlarının çözümü olarak sunulmuş olan özelleştirme, kamu mallarının belirli çevrelere yağmalatılması biçiminde devam etmektedir.

 

Değerli Konuklar

Sevgili Delege Arkadaşlarım

Hükümet IMF buyruğu ile tamamen borç ödemeye odaklı ve tüm topluma acı veren bir program yürütmektedir. Bunun son örneği “Genel Sağlık Sigortası” yasasıyla getirilen düzenlemeler ile tüm çalışanların sosyal güvenlik ve sağlık hakkını önemli ölçüde sınırlayan değişiklikler olmuştur.

Bunun bugünkü ve gelecek kuşaklar için anlamı, sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesi, hastanelerin özelleştirilmesi ve emeklilik yaşının artırılarak sistemden yararlananların sayısının daraltılması oldu. Bu yasa ile sosyal güvenlik sistemi ve sağlık hizmetlerini tümüyle piyasaya açma yolunda önemli adımlar atıldı.

Cumhur Başkanımız Sayın Ahmet Necdet SEZER’in yasayı veto gerekçeleri içinde yer alan; “Bu yaklaşım, emekli olabilmek için öngörülen prim ödeme gün sayısı, prime esas aylık tutarı ve prim oranı, emekliliğe hak kazanabilme ile emekli aylığına hak kazanmada yaş sınırları, yaşlılık aylığı bağlama oranı, yaşlılık aylığı hesaplama yöntemi, aylıklarda sağlanacak yıllık artış tutarı ve sağlık gibi konularda getirilen kuralların adil, makul ve ölçülü olmasını gerektirmektedir, kayıt dışı çalıştırmanın ve yoğun işsizliğin yaşandığı ülkemizde 9 bin prim ödeme günü gerçekçi değildir.” tavrına rağmen siyasi iktidar sendikaların ve meslek odalarının tüm karşı çıkışına rağmen yasayı ikinci kez meclisten geçirmiştir.

 

Değerli Konuklar

Sevgili Delege Arkadaşlarım

İş, ekmek, özgürlük ve demokrasi mücadelesi önemini giderek arttırmaktadır.

Yaşanan sorunların aşılmasında tüm çalışanlarımızın umudu sendikalarımızdır.

Sendikamız Çelik-İş bu sorumluluğun bilincindedir ve buna uygun hareket etmektedir.

Yönetim Kurulumuz geçtiğimiz dönem içerisinde çıkan sorunlara çözüm bulmaya çalışmış, üyelerimizin kazanımlarını korumaya ve giderek geliştirmeye önem vermiştir.

Yönetim Kurulumuz gerek sendikamız ve gerekse Emek Platformu’nun tüm çalışmalarına katılmış ve destek olmuştur.

 Gelecek yeni dönemde de bu çalışmalarımızın artarak devam edeceğine ve çalışanlarımızın haklarını koruyup geliştirme mücadelesinde birlikte omuz omuza olacağımıza inanıyor, bu duygu ve düşüncelerle genel kurulumuzun çalışma yaşamına, sendikamıza ve tüm üyelerimize hayırlı olmasını diliyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

 

Başa Dön