SENDİKAMIZIN EREĞLİ ŞUBE HİZMET BİNASI AÇILDI

 

Uslu: Gerdanlığı tamamlamaya geldik

Tankut: Yetkiyi alacağız

Likoğlu: Çelik-İş’i davet edenlerden biri de benim

Posbıyık: Yeni bir sendikadan mutluluk duyarıız

 

Sendikamız, Erdemir’de yetki mücadelesi için başlattığı örgütlenme çalışmalarına,  Karadeniz Ereğli Uzunkum Caddesi’nde 12 Aralık Pazartesi günü açılışını yaptığı şube binasıyla start verdi.

 

Konfederasyonumuz Genel Başkanı Salim Uslu, Sendikamız Genel Başkanı ve Hak-İş Konfederasyonu Genel Sekreteri Hikmet Ferudun Tankut, Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Arslan ile Yusuf Engin, Sendikamız Genel Sekreteri ve Hak-İş Genel Mali Sekreteri Şenel Oğuz, Genel Teşkilatlanma Sekreteri Settar Aslan, Sendikamız Genel Merkez Yöneticileri, Şube Başkanlarımız ve Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Alaplı Belediye Başkanı Faruk Çaturoğlu, Ereğli TSO Başkanı Ahmet Likoğlu, ilçe parti teşkilatlarının yöneticileri, yöre halkı ve işçilerin katıldığı açılış töreninde kurbanlar kesildi dualar okundu.

Tankut: Erdemir hep hayalimizdi

Açılış töreninde ilk sözü alan Sendikamız Genel Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, Ereğli halkının ve Erdemir işçisinin çağrısı üzerine yetki almaya geldiklerini söyledi.

Konuşması sık sık alkışlarla, sloganlarla kesilen Tankut "1979 yılında İsdemir’de sendikal hayata atıldım. Erdemir bizim hep hayalimiz oldu. Ağır sanayinin 3 devinden ikisinde yetkiliyiz. 1965 yılında Karabük’te kurulan Sendikamız İsdemir’de örgütlenerek bünyesine kattı. Hep Erdemir’i düşledik. Şahsım ve sendikam adına Erdemir'i, Kardemir’i ve İsdemir’i üçlü saç ayağı  olarak birleştirebilmenin hayaliyle yaşadık. Daha önce de Erdemir’de birkaç defa örgütlenme çalışmalarımız oldu ama maalesef bunu gerçekleştirememiştik. İçimizde bir uhde olarak kalmıştı. Bugün burada Ereğli’de şube hizmet binamızı açmamızdan dolayı büyük mutluluk yaşıyorum. Bunu kelimelerle ifade edemem” dedi.

Babalar gibi sattılar

Tankut, Çelik-İş Sendikası’nın onurlu geçmişine, Kardemir’in kapatılmasına, İsdemir’in yatırım yapmayacak kuruluşlara satılmasına karar verildiği dönemde  yöreyle çalışanıyla verdiği mücadelere, elde edilen kazanımlara değinerek “Karabük’te bizim önderliğimizde oluşturulan şehir meclisinin yaptığı eylemler sonucunda yaratılan Kardemir modeliyle fabrika bugün özelleştirildikten 11 yıl sonra ülke ekonomisine katma değer sağlayan, yöresine istihdam yaratan bir kuruluş haline geldi. Bununla gurur duyuyoruz. Özelleştirilmesi gündeme gelen İsdemir’e talip olan sanayi kuruluşlarının İsdemir’i ayağa kaldıramayacağını gördüğümüzde Erdemir’e çağrıda bulunduk. İşçilerle, yöre halkı ile şehir meclisi ile bütünleşerek doğruyu yaptığımıza inanıyoruz. Kardemir’den sonra yeni bir model yarattık. Erdemir sayesinde bugün İsdemir’de büyük yatırımlar yapılıyor. İsdemir ilk kurulduğu yıllarda olduğu gibi şimdi şantiye durumunda.

Özelleştirmeler şimdi de takır takır yapılıyor. ‘Babalar gibi satarım’ deniyor ve fabrikalar satılıyor. Özelleştirme karşıtı olmak çok kolay. Erdemir ile birlikte İsdemir’in özelleştirilmesi gündeme geldiğinde gönül isterdi ki karşı sendika ile bir araya gelelim özelleştirmeyi tartışalım. Özelleştirme sürecinde masa başında oturulup bir şeyler çözülmeye çalışılsaydı bugün büyük kazanımları alma noktasına gelebilirdik. Bunu gerçekleştiremedik. Kardemir’de %35 hisse alan işçiler, İsdemir’de %11 bedelsiz hisse aldılar. Neden bugün Erdemir’de yüzde 3 hisse çalışanlara aktarılmadı? Bunun hesabını sormayacaklar mı? ” diye konuştu.

 

Tankut, “Biz bu tip fabrikaların bulunduğu ille halkıyla bütünleşmeyi iyi bildiğimizi iddia ediyoruz. Bu konuda iddialı olduğumuzu söylüyoruz. Ama 1989 yılında 137 günlük anlı şanlı grevini yaptığımız ve  o gün yüzde 10 barajının altına düşürüldüğümüz dönemde fırsatçılık yaparak İskenderun’a Karabük’e şubeler açanların yaptığı gibi Ereğli'ye gelmedik. Biz Erdemir çalışanlarının Ereğli demokratik kitle örgütlerinin arzu ve talepleri üzerine geldik. Fabrikamıza şehrimize zarar olur diye özelleştirme sonrasında geldik.  Zamanını-zemini bilerek geldik "  dedi.

Şehirle kavgalı, çalışanla kavgalı, çalışanın demokratik haklarına saygı göstermeyen tepeden bakan bir zihniyet olan, Makine Kimya Endüstrisi Kurumun’da, Seydişehir’de yetkiyi kaybetmemek için her yola başvuran sendikanın şimdi de OYAK’ın ismini kullanarak işçiyi  tehdit ettiğini ifade eden Tankut, “Bununla bir de övünüyorsun. OYAK ordunun kuruluşu. Saygı duyduğumuz bir kuruluş. Hiç kimse kimsenin tekelinde değil, ordunun değerleri hepimizin değerleridir. Kimsenin burnunu kanatamazlar. Teminatı Çelik-İş’tir Hak-İş’tir. Alışıldık mafyavari davranışlar hala devam ediyor. Rahmi Yıldız arkadaşımıza fiili hareket yapıldı. Bırakacaklar adam gibi davranacaklar. Çalışanın işçinin gözünü yıldıramazlar. 5 Rahmi Yıldız gider 1000 Rahmi Yıldız gelir. Bu tip mafya türü hadiseler suratlarına şamar gibi çarpacaktır” dedi.

Sendikamız Genel Başkanı Tankut, karşı sendikayı referanduma davet ettiklerini belirterek “Döneceksin yüzünü işçiye, yöreye, demokratik kitle örgütlerine. Neler yaptın onu yargılayacaksın. Var mısınız? Barajı kaldıralım. Yürek meselesi... Yüreğiniz yetiyorsa referandum yapalım, yüzde 10 barajını kaldıralım. Önümüzde 100 gün var. Örgütlenmek için ideal bir zaman ve zemin yakaladık. İddia ediyorum ki, 100 gün sonra yetki Allah’ın izniyle biz de olacak” şeklinde konuştu.

Erdemir çalışanı ve Ereğli çalışanına seslenen Genel Başkanımız Tankut, omuz omuza mücadele ederek sonuca gideceklerini söyleyerek sözlerini tamamladı.

 

Uslu: Korkunun ecele faydası yok

Şube hizmet binamızın açılış töreninde konuşan Konfederasyonumuz Genel Başkanı Salim Uslu “Beşi bir yerde gerdanlığın zümrüdü Erdemir’i alarak Türkiyenin gerdanlığını tamamlamak istiyoruz” dedi.

Uslu, Erdemir’in özelleştirme sürecinde yetkli sendikanın Ereğli işçisini yalnız bıraktığını belirtti. Mevcut sendikadan ağzı yananların kendilerini uyardığını ifade eden Uslu şunları söyledi: “Karadeniz Ereğli’ye gelmekle çok iyi ettik. Bugünü beklememizin nedeni özelleştirme sürecindeki birlikteliği bozmamaktır. Zamanlama geç değil tam zamanı.  Metal İş Kolunda bulunan fabrikaları bir bir alıyoruz. İSDEMİR, KARDEMİR, MKE, Seydişehir ve şimdi sıra ERDEMİR’de. Beşi bir yerde gerdanlığın zümrüdü ERDEMİR’i de alarak Türkiye gerdanlığını tamamlamak istiyoruz. Bizim siyasi partilerle belediye ve oda başkanlarıyla ortaklığımız yok. Mevcut sendikadan ağzı yananlar bizi uyardı. Çünkü fabrikanın özelleştirilmesinde kurulan platformun liderliğine soyunmuş ve ne pay alabiliriz hesabı yapılmış. Biz bunları biliyoruz.”

"Buradaki mücadelenin en önünde olanları birikim ve dayanışmayı şahsi ikballer ve çıkarlar uğruna kullanmaya çalıştılar" diyen Uslu, Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek’e de atıfta bulunarak, "TV’cilik mi yapacaksın sendikacılık mı? Önce ‘hayır’dediler, sonra pay kapma yarışına girdiler. Halk yarın ne olacak derken onlar başka hesap peşindeydiler. Vakıf seçimlerine müdahale edip taliplerle görüştüler" dedi.

"İşçi meydanda sendika pazarlıktaydı" diyen Uslu, " Ereğli işçisinin iradesini ipotek altına almaya kimsenin gücü yetmez. Bizi eleştirenler dönüp Ereğli’de döküp-kırdıklarına baksınlar. Gönül kırdılar, işçiye hep tepeden baktılar. Kente sırt çevirdiler. Ama artık korkunun ecele faydası yok" şeklinde konuştu.

"İşçiler noter aracılığıyla sendikaların değiştirmeye başlayacaklar. Bize gelenler örnek olacaktır. Korkunun ecele faydası yok. İşçiyi mafyavari tehditlerle sindirmeye çalışanlar karşılarında yargı ve güvenlik güçleri ile kale gibi bizi bulurlar" diyen Uslu, "İnanıyorum ki Ereğli yeni sendikayı bağrına basacaktır" dedi.

"Ereğli’de yeni süreç yaşanıyor. Bundan sonra da yaşanacak. İşveren de yeni, gelin sendikayı da yenileyelim" diye çağrıda bulunan Uslu, "Sağda solda Oyak Erdemir’i aldı. Yeni işveren bizi tercih eder diyorlarmış. Niye acaba? Burada kalmak uğruna ve daha fazla taviz vermek adına söz mü verdiler. Görünen o ki şimdiden alçak sürünmeye başladılar" dedi.

Tavrını Çelik-İş’ten yana koyan Ereğli TSO Başkanı Ahmet Likoğlu da Erdemir'de sendikal boşluk bulunduğunu ve boşluğun sorumlusunun Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek olduğunu belirtti.

Likoğlu: Özbek giydiği atletle bile barışık değil

Likoğlu; ‘Ticarette, siyasette ve bürokraside boşluk olmaz. Olursa gelir birileri dolduracağını belirterek şunları söyledi: “Özelleştirme arifesinde Türk Metal’in İsdemir’deki sendika ile işbirliği yapmaları gerekiyordu. Bir bütünlük içinde olamadılar. Çünkü Mustafa Özbek giydiği atletle bile barışık değil. Özbek yapılan toplantılarda söylediği sözlerin arkasında durmadı. Ben sonradan güreşmem. Ereğli’deki bu boşluğu görenlerden biri olarak Ferudun Tankut’u davet edenlerden biri de benim. Erdemir satıldı, Özbek ortalıklarda yok.”

Likoğlu’nun konuşması sırasında işçilerin sık sık ‘silkele başkan düşecekler’ sloganları atmaları üzerine likoğlu, ‘O benim işim değil sizin işiniz’ dedi.

 

Posbıyık: Hoşgeldiniz

Erdemir Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ta Zonguldak’ın emeğin Karadeniz Ereğli’nin de demokrasinin başkenti olduğunu ifade ederek, burada yaşayan insanların demokrasiye çok önem verdiklerine dikkat çekti. Erdemir’in Ereğli insanının canı, gözü ciğeri olduğunu, Erdemir çalışanın demokratik yollarla kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahip olduğunu ifade eden Posbıyık,  5-10 senelik kent planımızı çıkartmak için uğraşıyoruz ve kenti güzelleştirmek için çabalıyoruz. Yeni bir sendikanın varlığından mutluluk duyarız. Yerel yönetimlerin başı olarak biz belediye işlerine bakacağız, işçilerde mücadelesine. Çelik-İş Sendikası’nın Ereğli’deki kuruluşunu kutluyoruz. Hoş geldiniz şeref verdiniz diyorum. Hayırlı olsun’ dedi.

Konuşmaların ardından Genel Başkan ve beraberindeki heyet ilçe protokolüne bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Sendikamız Şube başkanları da Atatürk Anıtı’nın önüne çelenk koydu…