|
Grev hakkı nasıl
evrimleşti?
Grev her toplumsal eylem
gibi zaman içinde değişim gösterdi. Yüzyılın başında uygulanan
grevlere göre; bugün uygulanan grevler çoğunlukla bir iş
uyuşmazlığının bir evresi olarak algılanıyor ve toplu sözleşmenin
son aşamasında yürürlüğe sokulan sendikal bir eylem türü olarak
yaşama geçiriliyor. Bugün, birçok ülkede grev hakkı yasal bir hak.
Ancak bu hak kimi ülkelerde -ki bu ülkelerin büyük çoğunluğu
demokratik süreç olarak alt düzeyde- grev, toplu sözleşmenin
tamamlayıcı bir unsuru olarak görülüyor. Kimi ülkelerde ise grev,
tüm uygulama biçimleriyle yalnızca toplu sözleşme sürecinde ortaya
çıkmayan farklı politik tutum alışlarda sendikalara güç veren
demokratik yasal bir hak.
Grev bir bütün olarak
endüstriyel ilişkiler sisteminden bağımsız düşünülemeyecek kollektif
bir tutum alış ve doğrudan üretim eylemidir.
Grev durumunun ortaya
çıkması genellikle büyük soruların var olduğunun da bir belirtisi,
kanıtıdır.
Bazı ülkelerde grevler
işin sona erdirilmesi gibi bir etki doğurmakta ve işverenlere,
grevci işçiler yerine yeni işçi istihdam etme olanağı tanımaktadır.
Bazı ülkelerde ise bir grev yapıldığında, işveren işçileri işten
çıkarabilir veya geçici veya sürekli olarak onların yerine yeni işçi
istihdam edebilir.
Grev eylemi de, herhangi
bir toplumsal olgu gibi, ekonomik, toplumsal, teknolojik ve diğer
değişikliklerden etkilenmektedir. Teknolojik ilerlemeler, giderek
artan uluslararası ticaret ve çokuluslu şirketlerin yaygınlığı,
ücretlinin yaşama koşullarını ve çalışmayla ilişkilerini etkileyen
unsurlardır ve bunların tümü grev üzerinde önemli etkilerde bulunur.
Grev türleri
nelerdir?
Grev, amaçlarına ve
uygulanma biçimlerine göre değişiklik gösterir ve farklı adlarla
belirtilir.
-Çıkar (Menfaat) grevi:
Toplu sözleşmenin yasal prosedürü içinde ortaya çıkan grevlerdir.
Toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması veya
uyuşmazlıkların belirli bir dönemde çözümlenememesi durumunda
gerçekleştirilen grevlerdir.
-Hak grevi: Yürürlükteki
toplu sözleşmenin hüküm veya hükümlerinin uygulanmaması durumunda
yapılan grevlerdir.
-Genel grev: Yalnızca
bir işletmede ya da işkolunda değil, tüm işkollarında üretimin
topluca bırakılması eylemidir.
-Dayanışma grevi: Ulusal
veya uluslararası düzeyde demokratik kazanımları korumak,
geliştirmek amacıyla başlatılan bir ya da birçok grev veya eylemle
dayanışma göstermek amacıyla gerçekleştirilen grevdir.
Grev belirli bir amaçla
yapılır. Bu amaç doğrudan ve yalnızca o işyerini ilgilendirdiği gibi
o ülkedeki veya başka bir ülkedeki işçi veya demokrasi mücadelesini
desteklemek amacıyla gerçekleştirilebilir. Birçok kez tanık olunduğu
gibi bir yasanın değiştirilmesi ya da politik iktidarın düşürülmesi
amacına yönelik olabildiği gibi emek ve demokrasi karşıtı yönetim
oluşturma girişimlerine karşı da uygulanabilir.
Her eylemde olduğu gibi
grevin belirgin bir amacı olmalıdır. Bu amaç grevin niteliğini,
biçimini, süresini, katılım düzeyini belirler, belirlemelidir.
Grevin biçimleri de
çok farklılık gösterir:
-İşyerinde çalışan tüm
işçilerin üretimi durdurması,
-İşyerinde çalışanların
bir bölümü, bütün işyerinde işin durdurulmasına yol açan bir biçimde
işi bırakması,
-İşyerinde tüm işçilerin
belirli aralıklarla ve kısa sürelerle çalışmaya ara vermesi,
-İşyerinde çalışan
işçilerin sistemli olarak verimliliği düşürmesi,
-İşçilerin sağlık
kurumuna gitmek üzere topluca izin istemeleri,
-İşçilerin, işyerindeki
işlerine aşırı bir özen göstererek üretimi düşürmeleri,
-İşyerinde işi durdurarak
işyerini terk etmemesi,
-İşyerini topluca terk
ederek yürüyüş ve gösteri düzenlemesi.
Sendikaların grev
dışı eylemleri nelerdir?
Sendikalar grev dışında
da mücadele araçlarını kullanırlar. Mitingler, yürüyüşler, tüketici
boykotları, protestolar, kampanyalar bunların başta gelenleridir.
Sendikalar tüm bu demokratik mücadele yöntemleriyle istemlerini
yaşama geçirmeye çalışırlar.
Grev ve eylemler
nasıl başarılı olur?
Grev ve eylemler uygun
zamanda, uygun koşullarda, ve mutlaka üyelerinin birliği sağlanarak
yaşama geçirilirse başarılı olurlar. Bunun için üyelerin sorun ya da
sorunlar karşısında bilgilendirilmesi, örgütlendirilmesi, eyleme
katılımının sağlanması gerekir.
Eylem için temel
şartlardan birisi birliktir.
Birlik açıklıkla ve
katılımla sağlanabilir.
Uygun koşullarda
gerçekleştirilmeyen; başlama, yükselme ve sonuçlandırma aşamaları
belirlenmeyen, riskler ve tehlikeleri saptanmayan, koşulların
değişmesini dikkate almayan, birliği koruyamayan, yılgınlık ve panik
yaratabilecek örgütlenmelerle gerçekleştirilecek, ayrımcılığa neden
olabilecek eylemler başarılı olamazlar.
"Eylem için eylem",
"Eylem her şey, amaç hiçbir şey" yaklaşımı; sendikaya, örgütlülüğe
ve kazanımlara büyük yaralar açabilir. Böylece amaçlananlar
gerçekleşmez, provakasyonlara neden olabilir, hatta yıllarca üyeler
üzerinde yılgınlık yaratabilir.
Türkiye'de grev
yasakları nasıl etkisizleştiriliyor?
Türkiye'de grev hakkına
yasalarla geniş yasaklar getirilmiştir. Grevin etkinliğini ortadan
kaldıran bu yasaklar genel olarak şöyledir:
-Grev tümüyle toplu
sözleşme sürecine bağlı kılınmıştır: Greve getirilen bu sınırlama
sonucu; hak grevi, dayanışma grevi, genel grev yasaklanmıştır.
-Grev katı yasal
sürelerle etkisizleştirilmiştir: Türkiye'de grev kararı almak ve
bunu uygulamak için belirli sürelere uymak zorunluluğu vardır.
-Grev kararı, lokavt
hakkı ile sindirilmektedir: Grev kararı alınmasının ardından işveren
lokavt ilan ederek toplu işten çıkarma hakkı edinebilmektedir.
-Grev yasağı kapsamı
geniştir: Grev uygulamasının yapılamayacağı birçok işyeri, işletme,
işkolu bulunmaktadır. Milli Savunma Bakanlığı ve Jandarma Genel
Komutanlığı işyerleriyle birlikte; su, elektrik, havagazı, termik
santrallarını besleyen linyit üretimi, tabii gaz ve petrol sondajı,
üretimi, tasfiyesi, dağıtımı işyerlerinde, petrokimya işlerinde,
bankacılık sektöründe, kamu kuruluşlarınca yürütülen itfaiye, şehir
içi deniz, kara ve demiryolu ve diğer raylı toplu yolcu ulaştırma
hizmetlerinde grev yasağı vardır.
-Grev yasaklanması için
Hükümete olağanüstü yetkiler tanınmıştır: Hükümet, "Genel Sağlık",
"Milli Güvenlik" gerekçesiyle belirli süreler için grev erteleme
hakkına sahiptir.
-Grevin ertelenme
döneminde uyuşmazlığı Yüksek Hakem Kurulu sona erdirmektedir:
Hükümetin grev ertelemesini ardından özel hakeme başvurulmakta,
ancak uyuşmazlık çözümlenemezse; toplu sözleşmeyi kararlarına itiraz
edilemeyen ve dava açılamayan Yüksek Hakem Kurulu
sonuçlandırmaktadır.
-Olağanüstü dönemlerde
grev valiliklerin onayına bağlıdır: Grevin oluşma nedeni ile hiçbir
ilişkisi olmayan bir nedenle uygulanan sıkıyönetim ya da olağanüstü
hal ilanı grevi olanaksız kılmaktadır
-Grev oylamasında greve
çıkılmaması ikinci bir cezalandırmaya neden olmaktadır: Grev
oylamasında greve çıkılmamasına karar verilirse, oylamanın
kesinleşmesini izleyen 15 gün içinde tarafların anlaşması
zorunluluğu getirilmektedir. Bu sürede de sonuca varılmamışsa
sendikanın yetkisi düşmekte ve toplu sözleşmeyi Yüksek Hakem Kurulu
sonuçlandırmaktadır.
-Greve başlamak için
katı süreler uygulanmaktadır: Greve çıkmak için sendikanın uymakla
yükümlü olduğu süreler, hiçbir prosedür hatasına olanak
vermemektedir.
-Greve çıkan işçiler
işyeri önünde gösteri yapma olanağına sahip değildir.
-Grevde geçen süreler
kıdem tazminatından sayılmaz.
-Grev gözcülüğünün hakkı
kısıtlıdır.
Sendikalar kitle
eylemlerini neden gerçekleştirirler?
Sendikalar demokratik ve
toplumsal istemleri yanında toplu sözleşme istemlerini
gerçekleştirmek, kazanımlarını korumak veya siyasal istemlerini
geniş halk kesimlerine iletmek amacıyla kitle eylemleri düzenlerler.
Bundan amaç; hem kamuoyunu duyarlı kılmak hem de istemlerin
kitleselliğini göstermektir.
Sendika üyeleri örgütlü
kitlesel eylemlere katılımı, toplumsal bir sorumluluk olarak
görmeli; sendikalarına güç vermelidirler. Böylece sendikal birlik
daha da gelişecek, hak ve istemler yaşama geçirilebilecektir.
Suskunluk sese, istem gerçeğe dönüşecektir.
   |