Akşam Gazetesi 31.01.2005
Zülfikar DOĞAN
TÜKENMEZ KALEM
SEKA'da "Acele işe şeytan"
ya da kapatmak mı, yaşatmak mı?
Türkiye Selüloz ve Kâğıt İşletmeleri (SEKA) izmit fabrikası'nın "kapatılması" yargıda durdu, idare Mahkemesi, Özelleştirme îdaresi'ne (ÖÎB) savunma için 5 gün süre verdi. 30 gün de verebilirdi, ama 5! Kanımca savunmanın ardından "iptal" gelecek. Neden derseniz, ÖİB ve Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK), "Türkiye'de, binlerce insanı ilgilendiren kararlar nasıl alınıyor?" dedirtecek bir "skandala" imza attı, Sürpriiz! Kapatma kararının Resmi Gazete'de yayınlanması unutulmuş! İzmit, ayakta. Cumhuriyet'in ilk kâğıt fabrikasının kapatılması, ayaklandırmış. Tüm şehir "ışık kapatma" eyleminde gece.
"Kapatmak, öldürüp yok etmek mi, yaşatmak mı?" sorularına yanıt verilmeli. Fabrika sahası "yeşil alan" olarak tapuya tescil edilecekmiş, makineler 1 milyon dolara satılacakmış. Geçiniz. SEKA'da iken "eski teknoloji" olan makine, Özel de "yeni mi" oluyor?
Kapatmak mı - yaşatmak mı sorusuna somut yanıt Kardemir ve İsdemir.
ikisi için de SEKA gibi geçmişte, "kapatma" karan alınmıştı. Karabük halkı, işçiler, sendika, ticaret odası bir araya gelip, Kardemir'i yaşattılar. Bugün Kardemir kârlı, ihracat yapan, teknolojik yenilenmeyi sürdüren, yeni yatırımlara ve binlerce istihdama imza atan, bir tesis. Yaşıyor!
Ya İSDEMİR? Kapanma noktasındaki tesis işçi, sendika, ÖİB ve hükümetin masaya oturması sonrası, yaşıyor. Kâr ediyor. Yassı mamul başta, yeni yatırımlara gidiyor. 50 milyon dolara Erdemir'e satılan İsdemir'de Hak-iş, işçileri "toplu sözleşmedeki haklardan kısmen vazgeçme, ücret indirimine razı olmaya" ikna etti. Yüzde 11 hisse işçilere verildi.
Teknoloji yenileme yatırımlarına girişti. 5 yıl işçi çıkartmama ve ileride de her koşulda çalışan sayısının 6 binin altına inmemesi şartı konuldu. Halen 10 bin işçi çalışıyor. İSDEMİR'in 400 milyon dolar zarar ettiği yıllar oldu...
Cari harcama ve maaş ödemeleri için ÖİB her ay 5 - 7 trilyon para gönderiyordu. "Kapatıp, işçilere çalışmadan maaş versek devlet daha kârlı" deniliyordu.
Tıpkı, SEKA için denildiği gibi, Oysa geçenlerde, bir yönetim kurulu üyesi "Birkaç yıl içinde Erdemir İsdemir'i değil, İsdemir Erdemir'i sırtlar hale gelecek" diyordu. Isdemir'in yaşatılmasıyla bölgede "yan sanayide" büyük bir gelişme, hareket, yatırım başladı. Yani akıla, tartışıp konuşarak yapılan "başarılı" özelleştirme, yaşatma örnekleri var.
Gizli - saklı, Resmi Gazete'de yayınlamayı unutup (!), uygulanan "Kapatmalar" yerine, bu modelleri düşünmek, masaya oturup, işçiyle - sendikayla birlikte "ne yapabiliriz?" diye kafa yormak. Özveriyi paylaşmak, kaderlerine hükmettiğiniz o insanları, "adam yerine koymak" gerekmez mi? Biraz, aksi, vicdan, iz'an ve ihata lütfen!
|