BAŞKANLAR KURULU HATAY’DA TOPLANDI

 

 

Sendikamızın Başkanlar Kurulu Toplantısı, 21-21 Ekim 2007 tarihinde Hatay’da toplandı. Genel Başkanımız Hikmet Ferudun Tankut’un başkanlığında toplanan Başkanlar Kurulu’nda, sendikamız genel merkez ve şube yöneticileri, gündemindeki maddeleri görüşmüş ve durum değerlendirmesi yapmıştır. Yapılan toplantının ardından Başkanlar Kurulumuz, İsdemir’de kurulu olan İskenderun Demir Çelik Fabrikasını (İSDEMİR) ziyaret etti. İsdemir işçisiyle bir araya gelen Başkanlar Kurulu, fabrikaya yapılan yeni yatırımlar konusunda da İsdemir yönetiminden bilgi aldı.

 

 

ÇELİK-İŞ SENDİKASI BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

 

21-22 EKİM 2007

 

Çelik-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, 21-22 Ekim 2007 günleri Hatay’da yaptığı toplantısında ülkemizdeki gelişmeleri değerlendirmiş, gündemindeki maddeleri görüşmüş ve aşağıdaki kararların kamuoyuna duyurulmasına karar vermiştir.

 

1- Ülkemizi bölmeye yönelik terörist eylemler askerlerimizi şehit etmeye devam etmektedir. Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine her ilden her eve ateş düşmektedir. Askerlerimize sıkılan her kurşun bize sıkılmıştır. Şehit ailelerinin evine düşen her ateş bizleri derinden yaralamıştır.

Başkanlar Kurulumuz haince saldırıda ölen aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve ulusumuza başsağlığı, yaralanan askerlerimize acil şifalar diler.

Başkanlar Kurulumuz, son aylarda artan hain pusu ve saldırılar neticesinde güvenlik güçlerimizin şehit edilmesi karşısındaki terörist eylemlere gösterilen topyekün tepkinin destekçisidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde teröre karşı büyük çoğunlukla kabul edilen Hükümete verilen sınır ötesi harekat yetkisinin kullanılması yönünde atılacak adımların hızlandırılması gerektiği ortadadır. Kurulumuz, yüzyıllardır bir arada yaşayan ve iç içe geçen Türk-Kürt kardeşliğinin dinamitlenmeye çalışılmasını hassasiyetle ve  endişe ile izlemektedir.

Sağduyu elden bırakılmadan, terörist eylemlere karşı harekete geçen iç dinamiklerin doğru hedeflere yöneltilmesi önem taşımaktadır. Ulus ve ülke bütünlüğünün yok edilmesine, asla izin verilmemelidir.

 

2- Başkanlar Kurulumuz, Türk milletini rencide eden, Amerikan Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilen 1915 Ermeni olaylarını “Soykırım” olarak iddia edenleri ve bunları politik malzeme haline getirenleri şiddetle kınamaktadır.

Tarihinin hiçbir döneminde işlemediği, işlemediği gibi buna benzer insanlık suçlarına taraf olmayan Türk milletinin “soykırım” gibi ağır bir suçlamayla mahkum edilmeye çalışılması kabul edilemez.

Yüzyıllardır barış içinde yaşayan bir ulusu bölmek, parçalamak isteyenler zaman zaman ortaya çıkarak Türkiye’nin renklerini kirletme girişimleri sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Gerçekte bu çabanın arkasında, politik ve ekonomik kazanım beklentilerinin olduğu bilinmektedir.  

Başkanlar Kurulumuz, politik arenada sıkışan; kendilerine siyasi beslenme kaynakları bulamayan ülkelerin temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp Türkiye’nin önüne koydukları “Sözde Ermeni Soykırımı” şantajının, zaman kaybedilmeden çözülmesi gerektiğinin altına çizer; bu menfi oluşumlara karşı akıllı ve aktif politikaların oluşturulması gerektiğini beyan eder.

 

3- Günümüz Türkiyesi’nde yaşanan temel sorunların ana kaynağı 12 Eylül darbesinin ürünü olan 1982 Anayasası’dır. 1982 Anayasası’nda genel olarak; temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı düzenlemeler yer almaktadır.

Anayasa çalışmalarında konfederasyonlara ve sendikalara büyük görevler düşmektedir. Yeni Anayasa değişikliği çalışmalarında insiyatif almak isteyen sivil toplum örgütlerinin girişimi önemlidir. Buna paralel olarak konfederasyonlar bir araya gelerek yürütülücek ortak çalışmalar neticesinde  çalışma hayatını ilgilendiren maddelerin düzenlemesinde belirleyici olmalıdır.

Başkanlar Kurulumuz, Anayasa’da yer alan sendikal hakların özüne dokunan tehdit ve yasaklamaların değiştirilmesi yönünde adımlar atılması gerektiğini ve sendikal haklara sağlam güvenceler oluşturulmasını yönünde gecikilmemesi gerektiğini ifade eder.

Bu yönde yapılması gereken, sivil örgütlerin faaliyetlerine ilişkin sınırlamalar Anayasa’dan çıkartılmalıdır. Örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalıdır. Çalışanların iş güvencesini sağlamaya yönelik teminatlar genişletilmelidir. Keza, toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme hakkına getirilen sınırlamalar kaldırılmalıdır. Anayasada sosyal devlete ve sosyal adalete yönelik net olmayan ifadelere yer verilmemelidir. Grev hakkı bütün çalışanlara verilmelidir. Grev kapsamını kısıtlayan ve grev hakkını zedeleyen düzenlemelere yer verilmelidir.

 

4- Dünya ve Türkiye’nin yapısı ve geleceği üzerinde etkin bir güce sahip olan tüm yazılı ve görsel kitle iletişim araçları siyasetten ekonomiye, bilimden günlük yaşama kadar her alanda belirleyici rol oynamaktadır.

Tekelleşen, bir kaç gurubun kontrolüne giren medya büyük ölçüde sahiplerinin çıkarlarını korumak ve savundukları görüşleri topluma yaymak amacıyla kullanılmaktadır.

Çalışan kesimin sorunlarına ve çalışmalarına yeterince yer vermeyen, hatta verilenleri manüpile ederek yanlış aktaran ve sivil toplum örgütlerinin işleyişine yönelik tehdit oluşturan medya tekellerine karşı, kendi iletişim ağımızı kurmak, bu yönde yürütülen çalışmaları güçlendirmek gerektiğini belirtmeliyiz.

Başkanlar Kurulumuz, bu konunun konfederasyon ve sendikaların gündemine alınması gerektiğini hassasiyetle ifade eder.

 

5- 2821 sayılı Sendikalar Yasası ile 2822 sayılı Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt yasaları felsefe olarak da içerik olarak da iflas etmiştir. Güçlü sendikacılık, toplu sözleşme hakkının etkin kullanımı, sendikaların etkinliğinin artması, çalışma barışının sağlanması, sosyal dengelerin kurulması gibi iddialar yasaların önsözü olmaktan öte hiçbir şekilde hayata geçememiştir.

Başkanlar Kurulumuz, Meclis’in bu yeni yasama döneminde 2821 Sayılı ve 2822 Sayılı yasalarda yapılacak değişikliklerin gündeme alınarak ILO normlarına uygun hale gelmesi konusunda tavsiye kararı almıştır.

 

6-  Başkanlar Kurulumuz Hatay’da gerçekleştirdiği toplantının ardından İskenderun Demir Çelik Fabrikasını (İSDEMİR) ziyaret etmiştir. Ziyaret çerçevesinde İSDEMİR A.Ş. gezilmiş, gezide yatırımlar konusunda detaylı bilgi alınmıştır.

 

İskenderun Demir Çelik Fabrikaları, Oyak’a devriyle yeni bir döneme girmiştir. Bu yeni süreçte değişim ve gelişim projeleri hız kazanmıştır. Üretimin temeli olan çelik işçisi ve onun örgütlü gücü Çelik-İş Sendikası bu değişim sürecinde aktif olarak görev almıştır.

 

İsdemir’in Erdemir’e devrinin ardından Erdemir’in Oyak’a devri Çelik-İş Sendikası’nın katkılarıyla gerçekleşmiştir. Çelik-İş Sendikası her aşamada olmazsa olmaz taleplerinin sıkı takipçisi olmuştur. Çelik-İş Sendikasının sendikal politikalarına kuşkuyla bakanlara en iyi cevaptır: İSDEMİR başarısı. 

 

Başkanlar Kurulumuz, İSDEMİR ziyaretinde ısrarla yürüttüğü sendikal politikaların hayata geçirilmesinden memnuniyet duymuştur. Başkanlar Kurulumuz, varolan sendikal anlayışın daha da pekiştirilmesi ve geliştirilmesi noktasında fikir birliğine varmıştır.

 

 

Pencereyi Kapat